KİMSEYE GÜVENME
Çöl kasabası olarak bilinen Yeni Şehir'de bir ev ...
Ve bu evin mutlu çifti Ece ile Kağan...

Gündüzleri aşırı sıcaktan kimseler dışarı çıkamaz.
 ve bu kasaba uçsuz bucaksız çölü geçip başka kentlere gidecek insanların
son kez ihtiyaçlarını karşıladıkları mütevazi bir yerdir.
Araçların depoları fullenir ve 2000 km yol için yedek yakıt,
fazlasıyla su ve yiyecek alınır. Mümkünse konvoy halinde geçilir.

Ece ve Kağan'da akşamın karanlığına kalmadan çölü karşıya yalnız başlarına
geçmeye çalışıp macera yaşama hevesindeler.
Araçlarına güveniyorlar ve donanımlarıda sağlam.
Çölde,  sadece kışın akşama doğru yer değiştiren Avşarlara rastlanılabilir.

Buraya girdikten sonra sizi Tanrı'dan başka kimse takip etmez.

İki sevgili sabahın 09:00'da kasabadan ayrıldılar.
Araçta hoşlandıkları ve birlikte söyledikleri şarkı çalıyor.
Abur cubur atıştırıyorlar...

Taki yolun 500. kilometresine kadar...
Herşey yolunda giderken araba teklemeye başlar.

-Aman Allahım!!! der, kağan. İnşallah bir sorun çıkmaz. Bu öğlen sıcağında hiçte uğraşamam...
araba istop eder. Kağan aşağıya iner ve motorun kaputunu açar.
-Hayatım gaza basar mısın?
...
Yok. Marş basmamaktadır.
-Peki ben iteyim, sen gaza bas, vurdurmaya çalışalım.

Bir, iki, üç ... 0n metre sonra araba çaışır ve ufak ufak gitmeye başlar.

Kağan,
-Heeeyt be çalıştı...
Araba yavaş yavaş hızlanmaya başlar.
-Bekle bir dakika, ne yapmaya çalışıyorsun? Bu sıcakta beni daha fazla koşturma.

Ece dikiz aynasından kağan'a son kez bakar ve arabayı topuklar...

Comments

Popular posts from this blog

Siyasetin Gürültüsü, Hakikatin Sessizliği

SOMA(Lİ)