ADALETSİZLİK BİZİ SİNİR EDİYOR

1944 yılından Türk düşüncesine devlet - sistem eliyle yapılan baskı, zulüm ve işkence, nasıl adalet önünde hesap vermediyse; bir proje olan 1980 cuntasını yargılamak ta, hesap verememezlikten nihayete erdi.
Türk düşüncesi - Türkçü, milliyetçi, ülkücü, milli toplumcu demiyorum- derin bir kaotik yarılma ve travmatik etkilerden dolayı, kendisine karşı fikren ve fiziken işkence edenlere karşı o anda intikamını alamamaktadır. Bunu zamana bırakarak, aslında, muarız ve çağdaşlarına toparlanma ve yeni yok edici stratejiler geliştirme fırsatı vermektedir.
Türk düşüncesi çağdaşı fikirlere karşı, cesareti olmasına rağmen, mücadele vasıtalarında eşit değildir.
Bu eşitsizlik, başta 80 milyonluk Türkiye coğrafyasına olmak üze 350 milyonluk Türk alemine tesiri etkisiz kılmaktadır. Dolayısıyla, Türk düşüncesinden uzak kalan Türkler, canavarca etkilere sahip düşünceler tarafından devşirilerek, mankurtlaşmaktadırlar.
Eğer 1944'teki zulüm adalet önüne çıkıp hesap verseydi, 1980'in kurmalı generalleri ölümden sonra da mezardan çıkartılıp; aynı c-5'lerde hücrelere tıkılır, tabutluklarda hesap verir ve -hiç değilse- iskeletleri dar ağaçlarında sallandırılırdı. 

Comments

Popular posts from this blog

Siyasetin Gürültüsü, Hakikatin Sessizliği

SOMA(Lİ)