Her Zaman Tezgaha Geliriz
HER ZAMAN TEZGAHA GELİRİZ
Sahne: Bir kuyumcu dükkanı.
Karakterler:
* Kuyumcu: Orta yaşlı bir adam.
* İhtiyar: Sihirli güçlere sahip gizemli bir adam.
* Kadın: Hırsız.
* Polis: Olayı araştıran iki memur.
Hikaye: HER ZAMAN TEZGAHA GELİRİZ 😀
Giriş:
"Selamualeyküm!" diye seslendi içeri giren ihtiyar. Kuyumcu, "Aleykümselam! Buyrun!" diye karşılık verdi.
Gizemli Teklif:
İhtiyar, "Ben senin sevabınım, sana cennetin anahtarını vereceğim," dedi. Kuyumcu gülümseyerek, "Olur mu öyle şey? Sevablar insan kılığına girer mi? Lütfen oturun, size çay söyleyeyim," dedi. İhtiyar teşekkür ederek sandalyeye oturdu.
Hırsızlık Sahnesi:
O sırada içeri bir kadın girer ve çeyrek altın ister. Doğruca gidip ihtiyarın kucağına oturur. Kuyumcu şaşkınlıkla, "Neden adamın kucağına oturdun?" diye sorar. Kadın da, "Ne münasebet? Burada adam yok," der ve aldığı altının parasını verip öfkeyle dükkandan çıkar.
Sihirli Mendil:
İhtiyar, "Beni senden başka kimse görmez," der ve elindeki mendili kuyumcuya vererek, "Bunu yüzüne sür, cennetin kapıları sana açılacak," der. Kuyumcu şaşkınlıkla mendili yüzüne sürer ve aniden yere yığılır. Kadın içeri girer ve ihtiyarla birlikte ne varsa çalarlar.
Dört Yıl Sonrası:
Aradan dört yıl geçer. Kuyumcunun dükkanına elleri kelepçeli ihtiyar ve kadın girerler. Yanlarında da iki polis vardır. Polis olayı özetler ve hırsızları yakaladıklarını, bunun için olayın tatbikatını yapacaklarını söyler.
Tatbikat:
İhtiyar, "Evet," der, "arkadaşa beyaz bir mendil verdim." Polis cebinden bir peçete çıkarıp kuyumcuya uzatır. "Peki sonra ne oldu?" diye sorar. Kuyumcu, "Mendili aldım, şöyle yüzüme sür..." der demez yere yığılır.
Son:
Kuyumcu dört yıl sonra yine tezgaha gelmiştir. 😀
Comments